Şık Mutfaklar İçin Ankastre Renkli Buzdolabı

Siz de ankastre renginin mutfaklara çok yakıştığını düşünenlerden misiniz? Bu yıl ankastre renklere ilgi çok fazla: Gümüş grisi bu renk, mutfaklarda hakikaten güzel duruyor ve bulunduğu her ortama değer katıyor. En çok da buzdolabı modellerine yakıştığını düşünüyorum, ankastre renkli buzdolapları mutfakların gerçekten de havasını değiştiriyor. Bu nedenle Uğur Soğutma’nın UES 585 D2K NFI A++ isimli buzdolabı modelini görür görmez sipariş etmeye karar verdim: Ankastre renginin en şık tonunu kullanıyor.


Sevdiğim bir renge sahip olması, tek tercih nedenim değildi elbette. Uğur Soğutma’yı gayet iyi tanıyorum, 60 yıldan fazladır derin dondurucu modelleri ile soğutucu cihazlar üretiyor. Açıkçası, bu sektörde rakibi olduğunu düşünmüyorum ve buzdolabının da bir soğutma uzmanından alınması gerektiği kanaatindeyim. Hem markayı, hem de ankastre rengini görür görmez satın alma kararı vermem bundan kaynaklanıyor. Buzdolabını yaklaşık 3 aydan bu yana kullanıyorum ve izlenimlerim şöyle:
 

İç hacmi 585 litre ve fazlasıyla yeterli geliyor. Açıkçası bu büyüklükteki bir iç hacmi, çoğu marka ancak en üst düzey ve en pahalı modellerinde sunabiliyor. ’da ise standart geliyor! Buzdolabı içerisindeki şeffaf sebzelik bölümü özel, zira nem kontrolü yaparak sebzelerin daha uzun süre taze kalmasını sağlıyor. Ayrı bir “0 derece” bölümü de var, süt ve et ürünlerini bu bölüme koyarak kullanım ömürlerini uzatabilirsiniz. 

Buzdolabının no-frost özelliği var ve dondurucu bölmesinin kapasitesi tam 97 litre. Çoğu aile için fazlasıyla yeterli olacak bir kapasite bu. Isı kontrolü tamamen otomatik, bu da maksimum seviyede enerji tasarrufu yapmasını sağlıyor. Dış kapağı üzerinde bir LED gösterge var, hem çok şık duruyor ve hem de kapağı açmadan buzdolabı kontrollerine ulaşmanızı sağlıyor. Buzdolabını geceleri de kullanmayı sevenlerdenseniz hiç merak etmeyin: LED aydınlatması, toplam 5 adet temperli cam rafı mükemmel bir şekilde aydınlatıyor. Fiyatının çok üzerinde özellikler sunan UES 585 D2K NFI A++ modelini satın aldığım için çok mutluyum, mutfağım hem çok daha şık bir hale geldi ve hem de çok kaliteli yeni bir buzdolabım oldu! https://satis.ugur.com.tr/item/ues-585-d2k-nf-a/100030 adresinden siz de sipariş verebilir, ödemenizi 12 taksit halinde yapabilirsiniz. 

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Onaylanma İsteği

Herkese Merhabalar 😊
Akşam annemle çok keyifli bir telefon konuşması yaptık. Annemin anlattığı bir şeylerden yola çıkarak bu konu hakkında yazmak istedim. Öncelikle anlatacaklarım daha anlamlı olsun diye azıcık annemden bahsetmek istiyorum. Minyon tipli diyebileceğimiz kısa boylu bana göre dünya güzeli bir kadın. Benim çocukluğum onun ne kadar güzel olduğu yorumlarını arkadaşlarımdan, komşulardan dinleyerek geçti. 5 sene öncesine kadarda gittiğimiz her yerde ablanız diye hitap edilirdi anneme. Hem boyunun kısa olması hemde yıllar içinde fit kalması sebebiyle yıllarca aynı yaşta kaldığı düşünüldü. 5 sene kadar önce anneme konulan şeker hastalığı teşhisi sonrası bir miktar kilo aldı ve olaylar baya değişti. Aldığı kilolar sonrası kendini daha az beğenir hale geldi. Bana soracak olursanız çokta kilo almadı. Ama onun gibi yıllarını 48 kiloda geçirmiş bir kadın için durum biraz zorlayıcıydı. Şükür ki bu durumuda bir şekilde atlattık ama tüm aile biliyoruz ki eskisi kadar özgüvenli değildi bu dış görüntü konusunda.

Akşam eski bir aile dostumuzu yemeğe davet etmişler güzelde vakit geçirmişler. Şehir dışında okuyan oğullarınıda yemeğe gelmiş. Annemi 3-4 yıldır görmüyordur sanırım. Kapıdan girer girmez anneme ''Siz yaşlılığı bedelli yapıyorsunuz galiba çocukluğumdan beri aynı kadın hiç mi değişmez insan'' demiş. O kadar hoşuna gitmiş ki anlata anlata bitiremedi. Ben tabiki anneme onaylanma isteği içindeymişsin demedim. Ama telefonu kapattıktan sonra aklıma geldi. Yaşımız ne olursa olsun konu ne olursa olsun gerçeklik algımız birilerinin bize o konu hakkında nasıl yorum yaptığına göre değişiyor. Fikirlerimizi başkalarının bize bakışına göre düzenliyoruz. Onaylandığımız konular için bakışımız olumlu, negatif yorumlar duyduğumuz konulara bakış açımız olumsuz. Üstelik dış görüntü gibi reel konularda bile durum aynı.

Benim kendi çevremdeki insanlarla iletişime geçerken çok dikkat ettiğim bir konudur. Arkadaşlarımla ilgili yorumlarda bulunurken eleştiri yapmamaya daha çok onayladığım özellikleriyle ilgili konuşmaya çalışırım. Benim gözlemlediğim tabiki art niyet içinde değiller ama insanlar konuşurken çokta dikkatli değiller. Onaylanma isteği içgüdüsel bir durum insanlar ne derse desin bana işlemez diyebilen varsa ne mutlu ona ama diyemiyorsak günlük kendi onaylamalarımızı yapabiliriz. Blogda sürekli bu günlük onaylamalarla ilgili yazıyormuşum gibi oluyor. Benim günlük yaptığım bir şey olmasının buna etkisi var galiba. Artık buna dikkat etmeye çalışıcam. Birazcık çeşitli konularda yazma planımıda böylece duyurmuş olayım.

SEVGİLER

''Meydan Okuyorum'' (Bende Katılayım Hemen) 1

Herkese Merhabalar 😀
Arada Saçmalamak Lazım'dan görüp beğendiğim etkinliğe bende katılmak istedim. Onun cevaplarını çok sevdim. Toplu cevaplamayı seçmiş. Ben bugün sadece ilk sorusunu cevaplayacağım. Diğerlerinde daha az söyleceğim olacağı için onları birleştireceğim. İlk başlatan İlham Kedisinin Günlüğünün linkini de  şuraya bırakıp cevaplamaya başlayayım ☺

1)Nasıl bir apartmanda büyüdün?


Fotoğrafı gözümüzde canladırmamız kolay olsun diye internetten alıp ekledim. Gaziantepte doğdum. Çocukluğumun bir kısmınıda bizim adına Hayatlı Ev dediğimiz fotoğraftakine baya benzeyen bir evde geçirdim. (hayatlı ev: bahçesi olan ev) Bizim evimiz tek bir bahçenin etrafına tek kattan bloklar şeklinde inşaa edilmiş odalardan oluşuyordu. Oturduğumuz oda ayrı, kardeşimle bana verilen odanın alt katında odunluk ve babamın alet odası, Mutfak ayrı, anne baba odası ayrı her biri üzeri çatılı aynı kocaman bahçeye bakan bir evdi. Bahçenin ortasında yazları içini su doldurduğumuz şimdinin şişme havuzları genişliğinde taş bir yapı vardı. İçine su doldurup önce karpuzu onla soğutur sonra aynı suyla bahçeyi yıkardık. Üzümlerden şire bastık elde etmek için köşesinde bir alanı vardı, ben hiç kullandığımızı hatırlamıyorum 😀. Böyle anlatınca çiftlik türündeymiş gibi düşünülebiliyor. Merkez ilçelerden birinde çıkmaz bir sokak içindeki buna benzer 6 evden birisinde biz otururduk.


 Kardeşimle o evi hem çooook seviyorduk hemde her yıl yeni evimize taşınma planlarımız olurdu. Önce avantajlarını anlatayım istiyorum. Yazları annemle bahçe yıkama(yıkama dediysek faydamız değil zararımız olurdu :)), kuyudan su çekme, komşularla halı yıkma, bahçede her daim hazır salıncak, bisiklete ev sınırları içinde binme ferahlığı, asma (üzüm) ağaçları, salçayı evde yaptığımız zamanlarda komşuların bize toplanması, odamızın bize ait olması, kurban bayramı öncesi koyunu günlerce besleyecek alanımızın olması, hayvan beslemeye uygun şartları çok eğlenceli taraflarıydı. Çileli kısmı kışın başlar bu tür evlerin. Her odaya ayrı soba kurmak ve sürekli uyku öncesi soba yakmak zorunda kalırsınız. Kar yağınca günlerce bahçeden kalkmaz erimez her yere tuz dökülür. Bu arada tek odada tüm aile yerde yatar. Tuvaleti bahçededir çocuk aklımızla gece yarısı tuvalete gitmek imkansızdır. Nedense korkardık :). Hatta bir kurban bayramı öncesi aldığımız koç çok hırçındı. O koç yüzünden tuvalete gitmekten korkardık:). Günlerce onun yüzünden korku yaşamamıza rağmen kesildiği andan sonra 2 gün aralıksız ağlamalarımız olmuştu. Bu kadar büyük bir evde sadece 4 kişilik çekirdek aile yaşayınca anneme çok ev işi düşüyordu. Bu eve taşındığımız zamanlar çocukluğumla ilgili ilk anılarım diyebilirim. Doğduğum evde benzeri ve mini mini haliymiş. Sanırım bu evimizde 3 kış geçirdik. Babam kardeşimle beni karşısına alıp bu evden bir apartmana taşınacağız, anneniz çok yoruluyor, yeni evimiz çok küçük olacak ama asla üşümeyeceksiniz kalorifer var demişti. Bizi balkon hayaliyle kandırdı diyebilirim. Bahçemizin yanında yeni evin balkonu seçeneği varın siz düşünün. Baya bir üzüldük kışın bir sürü şikayet ettiğimiz evden taşındık diye bide surat ettik:). Sonra bir apartmanın 3. katına taşındık uzun süre evin içinde ip atlıyorum diye alt komşunun çoçuğunu uyandırmışımdır. Bahçede yani oyunlarını ev sınırları içinde yapmaya alışan ben için bu ev hiç hoş değildi. Apartmanda yaşam benim ailem gibi bireysel düşünen aileler için zordur. Apartmanın dış cephe boyası ne zaman olsun, yok aidat, yok elektrik şu kadar kullanıldı gibi durumlara babam 5 yıl katlandı. Çeşit çeşit insanın her birinin huyu farklı falan o yıllarda oturmuş sistemler yok. Bu kız bisikletini nerede sürecek. Sokağa çıkmamızı istemeyen annemi çileden çıkardığımız tam 5 yıl :) Biz baya zorlandık ve müstakil başka bir eve taşındık. Üniversite kazanana kadarda o evde yaşadım. Ailem hala o evde oturuyor. Ben ise pekte bayılmadığım bir apartman dairesinde başka bir şehirde. Antep Evleri yıllar içinde ya yıkıldı yerine apartman daireleri yapıldı ya da restorasyon çalışmasıyla lokantaya dönüştü, turistik amaçlarla kullanıldı. Keşke zamanında onları yıkmak yerine kışın oralarda yaşamak için ne yapılabiliri düşünseydik hala orada yaşamayı baya isterdim. Anlatırken o zamanlara gittim sanki iyi ki bu yazıyı yazmaya karar vermişim:)

SEVGİLER

Resimler internetten alıntıdır. Gaziantep'e gittiğim ilk fırsatta albümden resimlerini bulup tarayıp yüklemeye çalışacağım.

Minik Kızın Ayna Motivasyonu

Herkese Merhabalar 😊
Dün yazdığım olumlamaya Annesi'nin Prenses'inin yazdığı yorumla birlikte aklıma gelen bir video olmuştu. Aslında bu yazıyı onun için yazıyorum. Videoda çok bilindik ve eski bir video. Bunu görmüştük vaktimizi çaldın demeyiniz lütfen. 😊
Gelelim videoya

Ufaklığın neşesi şahane. İnançla söylediği her halinden belli. Kendine olan sevgisi elindekilere şükür enerjisi çok etkileyici. Bir tanede bonus video ekleyip yazıyı bitiriyorum. Bu videoda da babası kızına ayna karşısında kendisini sevme motivasyonu yaptırıyor. Umarım bende çocuklarımı böyle yetiştirebilirim.


SEVGİLER

#Günün Olumlaması 7

Herkese Merhabalar 😀
Bugünün olumlamaları kendini sevme üzerinde olacak. Kendini sevme olumlamalarını ayna karşısında yapmak daha etkili olabiliyor. Benim verdiklerim bir kaç örnek aslında sizlerde kendinizi sevme temalı olumlamalarınızı yazıp ayna karşısında deneyebilirsiniz. Başlarda ayna karşısında olumlama yaparken gözlerinin içene bakamamak, çekinmek, kendini kandırma hisleri normaldir alışana kadar devam etmek iyi olacaktır.








SEVGİLER

Meditasyon Öncesi Kendini Topraklama

Herkese Merhabalar😄 
Olumlama yazımda da bahsetmiştim. Yaratıcı imgeleme adlı kitabı okuyorum bu aralar. İlk defa bir kitabı bu kadar yavaş okudum diyebilirim. Halada okuyorum. İçeriğinde çok güzel uygulamalar barındırıyor. Uygulayarak ilerliyorum. Benimde bugün denediğim, her türlü meditasyondan önce enerji akışını sağlamak ve her türlü engeli yok etmek amacıyla kullanılabilecek basit bir imgeleme tekniğini paylaşmak istiyorum.

Sırtınız dik ama rahat bir şekilde bir sandalyeye oturun ya da yerde bağdaş kurun. Gözlerinizi kapayın, 10 dan geriye doğru sayarak ağır ağır soluk alıp verin. Derin bir şekilde gevşediğinizi hissedene dek sürdürün.

Omurganızın en alt kısmına bağlı uzun bir kordonun yere kadar uzandığını, oradan da toprağa girdiğini hayal edin. Dilerseniz bunu, bir ağacın kökünün toprağın altına derin bir biçimde uzanışı olarak da düşünebilirsiniz. Buna ''topraklama kordonu'' denir.

Şimdi, yerin enerjisinin bu kordon vasıtasıyla yukarı doğru (eğer bir sandalyede oturuyorsanız ayak tabanlarınızdan yukarı doğru) çıktığını, bedeninizin her yanından geçerek yukarı doğru akmaya devam ettiğini ve başınızın üzerinden dışarı çıktığını imgeleyin. Bu akışın iyice oluştuğunu hissedene dek aynı görüntüyü resmetmeyi sürdürün. Şimdide kozmosun enerjisinin başınızın üzerinde içeri girdiğini, tüm bedeninizden, topraklama yapan kordonunuzdan ve ayaklarınızdan toprağa aktığını aktığını imgeleyin. Bu iki akışın farklı yönlere gidişini ve bedeninizde uyumlu olarak karıştığını hissetmeye çalışın.

alıntıdır
Yaratıcı İmgeleme
Shakti Gawain


SEVGİLER

#Günün Olumlaması 6

Herkese Merhabalar 😊
Baharın gelişi, sonunda benim kitap okumaya dönebilmem (uzun zamandır eski verimimle okuyamıyordum kör topal ilerliyordu :)), yaza fit girelim tedavi sonrası kilolara elveda derken yazmaya ve internete vakit ayırmadım. Blogdan uzak kalmayıda sevmiyorum ama diğer yaptıklarımlada huzurluyum bakalım dengeyi nasıl bulacağım. Şu aralar baya uzun süredir okuma listemde olan Shakti Gawain'in Yaratıcı İmgeleme kitabını okuyorum. İçinde bol bol olumlama var bende sizlerle paylaşmak istedim. Bugün paylaşacaklarımın konusu isteklerimizin olmamasından ötürü hissettiğimiz korkuyu dönüştürme üzerine.








Bugünlük bu kadar olsun bu kitaptaki olumlamaları vaktim oldukça paylaşmaya devam edeceğim.

SEVGİLER